Kilo Verirken Neden Bir Noktada Duruyoruz? Kilo Verme Platosu Normal mi?
Dyt. Miray Doğan
“İlk haftalarda çok güzel kilo verdim ama şimdi tartı hiç değişmiyor.”
Kilo verme sürecinde en çok moral bozan durumlardan biri bu olabilir. Bir süredir düzeninize dikkat ediyorsunuz, başlangıçta tartıda değişim görüyorsunuz ve sonra bir noktada sanki bedeniniz:
“Buraya kadar.”
demiş gibi geliyor.
İlk düşünce genellikle şu oluyor:
“Artık daha az yemem gerekiyor.”
Ama tartının bir süre değişmemesi, sürecin başarısız olduğu anlamına gelmez. Kilo kaybının her hafta aynı hızda devam etmesini beklemek zaten gerçekçi değildir.
Başlangıçta neden daha hızlı kilo verebiliriz?
Yeni bir beslenme düzenine başladığımızda özellikle ilk haftalarda tartıda daha belirgin değişiklikler görebiliriz.

Fakat tartıda kaybettiğimiz ağırlığın tamamı yağ değildir.
Beslenme düzenindeki değişikliklerle birlikte vücudun glikojen depoları ve buna bağlı tuttuğu su miktarı değişebilir. Bu nedenle başlangıçtaki hızlı düşüşün bir bölümü sıvı değişiminden kaynaklanabilir.
Bir süre sonra bu ilk değişim yavaşlar.
Ve kişi:
“Başta işe yarıyordu, şimdi vücudum alıştı.”
diye düşünebilir.
Oysa çoğu zaman süreç sadece daha normal bir hızda ilerlemeye başlamıştır.
Daha küçük bir bedenin ihtiyacı da değişebilir
Kilo verdikçe vücudunuz artık başlangıçtaki bedeniniz değildir.
Daha düşük bir vücut ağırlığını sürdürmek için gereken enerji miktarı da değişebilir. Ayrıca kilo kaybı sırasında vücut enerji harcamasını bir miktar azaltarak değişime uyum sağlayabilir.
Bu yüzden başlangıçta kilo kaybı sağlayan enerji dengesi zaman içerisinde aynı sonucu vermeyebilir.
Ama bu noktada çözüm:
“Bir öğün daha çıkaralım.”
olmak zorunda değil.
Önce sürecin tamamına bakmamız gerekir.
Gerçekten plato mu, yoksa tartının doğal değişimi mi?
Üç gün boyunca tartının aynı kalması plato değildir.
Hatta bazen bir veya iki haftalık tartı değişimleri bile bize hikâyenin tamamını anlatmayabilir.
Vücut ağırlığı;
sıvı dengesi,
tuz tüketimi,
karbonhidrat alımı,
sindirim sistemi,
menstrüel döngü
ve tartılma koşulları gibi birçok faktörden etkilenebilir.
Bu nedenle yalnızca iki tartım arasındaki farka bakıp:
“Artık kilo veremiyorum.”
demek için erken olabilir.
Ben tek bir rakam yerine belirli bir dönemdeki genel eğilime bakmayı daha anlamlı buluyorum.
Fark etmeden eski alışkanlıklar geri dönmüş olabilir mi?
Kilo verme sürecinin başında genellikle çok daha dikkatliyiz.
Porsiyonlarımızı fark ediyoruz.
Atıştırmalarımızı takip ediyoruz.
Hareket etmeye özen gösteriyoruz.
Aylar geçtikçe bazı alışkanlıklar fark etmeden değişebilir.
Yemeği hazırlarken birkaç lokma…
Kahvenin yanında küçük bir atıştırmalık…
Hafta sonları biraz daha büyük porsiyonlar…
Bunların hiçbiri tek başına sorun değil. Ancak günlük rutindeki küçük değişiklikler zaman içerisinde toplam enerji alımını etkileyebilir.
Burada amacımız kendimizi suçlamak değil.
Sadece tekrar gözlemlemek.
“Son birkaç haftada düzenimde neler değişti?”
sorusu bazen yeni bir diyet listesinden daha faydalı olabilir.
Daha az hareket ediyor olabilir misiniz?
Kilo yönetiminde sadece planlı egzersize odaklanabiliyoruz.
“Haftada üç gün spor yapıyorum, hareketim tamam.”
Ama günün geri kalanını da düşünelim.
Daha az mı yürüyorsunuz?
İşe artık araçla mı gidiyorsunuz?
Gün içerisinde daha uzun süre mi oturuyorsunuz?
Yoğun bir dönem nedeniyle günlük hareketiniz azaldı mı?
Bazen egzersiz programımız aynı kalırken günlük toplam hareketimiz fark etmeden düşebilir.
Bu yüzden plato döneminde ilk çözüm her zaman tabağı küçültmek yerine günlük yaşamın tamamına bakmak olabilir.
Tartı değişmiyor ama bedeniniz değişiyor olabilir
Özellikle egzersiz yapan kişilerde tartı tek başına ilerlemeyi göstermek için yeterli olmayabilir.
Vücut kompozisyonunda değişimler yaşanırken tartıdaki sayı daha yavaş hareket edebilir.
Ayrıca ilerlemeyi yalnızca kilo üzerinden değerlendirdiğimizde başka kazanımları kaçırıyoruz.
Kıyafetleriniz nasıl?
Bel çevrenizde değişim var mı?
Egzersiz performansınız gelişiyor mu?
Enerjiniz nasıl?
Daha düzenli beslenebiliyor musunuz?
Eskiden kontrol etmekte zorlandığınız öğünleri artık daha rahat yönetebiliyor musunuz?
Bunların hepsi sürecin bir parçası.
Plato döneminde ne yapmalıyız?
İlk olarak paniğe kapılıp beslenmenizi aşırı kısıtlamayın.
Önce mevcut düzeni tekrar değerlendirin.
Porsiyonlarınız ihtiyaçlarınıza uygun mu?
Günlük hareketiniz nasıl?
Protein ve lif kaynaklarına yeterince yer veriyor musunuz?
Uyku düzeniniz değişti mi?
Hafta içi ile hafta sonu arasında büyük farklar oluşuyor mu?
Ve en önemlisi, gerçekten yeterince uzun süredir aynı noktada mısınız?
Bazen küçük bir düzenleme yeterlidir.
Bazen hiçbir şeyi değiştirmeden biraz daha zaman vermek gerekir.
Bazen de kişinin ihtiyaçlarına göre planın yeniden değerlendirilmesi doğru olabilir.
Süreç düz bir çizgi olmak zorunda değil
Kilo verme sürecini çoğu zaman şöyle hayal ediyoruz:
Her hafta biraz daha aşağı.
Gerçek hayatta ise tartı böyle davranmayabilir.
Bir hafta düşer.
Bir hafta aynı kalır.
Bazen biraz yükselir.
Sonra yeniden düşer.
Önemli olan her sabah gördüğünüz sayı değil, uzun vadede hangi yönde ilerlediğiniz.
Bu yüzden tartının bir süre durması bütün emeğinizin boşa gittiğini göstermez.
Ve çözüm her zaman daha az yemek değildir.
Bazen bedenimize biraz zaman vermek, süreci yeniden değerlendirmek ve sürdürülebilir alışkanlıklara devam etmek en doğru adımdır.
Çünkü kilo yönetimi bir yarış değil; sürdürebildiğiniz bir değişim sürecidir.
Dyt. Miray Doğan




Yorumlar